3 Ağustos 2013 Cumartesi

Boş Kaleye Penaltı Olur Mu ? Olabilir

Aşağıdaki hikaye Fenerbahçe-Galatasaray rekabetinin en ilginç maçlarından biridir.
Hatta dünya futbol tarihinde de eşi yoktur diyebiliriz.

Bugün ile benzerlikler var mıdır yok mudur diye yazmayalım, okuyanların yorumuna kalsın.

**

15 Ağustos 1924 Taksim Stadı

Fenerbahçe-Galatasaray İstanbul liginde oynuyorlar.
Galatasaray daha şanlı çünkü Fenerbahçe 7 futbolcusunu Olimpiyatlar için milli takıma göndermiş.

Maçın son dakikaları oynanırken Fenerbahçe bir gol buluyor, skor 2-2 oluyor .
Maç bu skorla biterse 30 dakika uzayacak ancak bu son dakika golü sonrasında ortalık karışıyor.

Galatasaraylı iki futbolcu Muslih ve Edip Fenerbahçe kalecisi Şekip'e sataşıyorlar.
Şekip Bey'den bir Osmanlı tokadı geliyor ,Muslih bey yerde...
Halk sahaya hücum ediyor.

Hakem Haçopulo  tokat anında diğer sahada olduğu için olayı görememiş .Bitime 30 saniye kalmış olmasına rağmen çareyi son düdüğü çalıp soyunma odasına kaçmakta buluyor.Maçın uzatma dakikaları oynanamıyor...

Maçtan sonra futbol heyeti toplanıyor.
Uzun bir toplantı oluyor
Karar dünya futbol tarihine geçecek nitelikte:

"Şekip Bey'in oyundan atılması gerekir ve ayrıca tokadı da penaltıyı gerektirir .Maç 30 saniye için tekrar oynanacak ve maç hakem atışı ile değil Galatasaray'ın penaltısı ile başlayacak"

Aslında hakemin bu yönde verdiği bir karar yok.
Kararı veren futbol heyeti.
Hakem böyle bir karar vermediğini söylese de dinleyen yok.

Fenerbahçe adına toplantıya katılan Nasuhi Baydar "Böyle saçma sapan şey olmaz,yarım dakikalık maç mı olur ?" diye öfkelenip toplantıyı terk ediyor.

Nur İçinde Yatsın

Fenerbahçe'nin maçtan  itirazları da sonuç vermiyor...

19 Ağustos 1924-Taksim Stadı

Maçın son 30 saniyesi oynanacak.
Taksim Stadında gelmiş rekor seyirci var, 2000 kişi.
Evet,Taksim Stadı bugünkü Gezi Parkı'nın olduğu yerde...

Hakem Haçopulo ve Galatasaraylı futbolcular sahaya çıkıyorlar.
Ama bir gariplik var:  Fenerbahçeli futbolcular yoklar !

Hakem ve ardındaki 11 Galatasaraylı futbolcu 4 gün önceki Fenerbahçe kalesinin önüne gidiyorlar.
Seyirciler maçın hakem atışı ile başlayıp 30 saniye oynanacağını ve bu sürede gol olmazsa ardından 30 dakikalık uzatmanın geleceğini sanıyorlar.

Hakem topu penaltı noktasına koyuyor ve penaltı atışının boş kaleye kullanılmasını istiyor.
Tribünlerdeki şaşkınlık yerine  protestolara bırakıyor.

Bir anda şiddetli alkışlar ile 7 Fenerbahçeli futbolcu  Cafer, Kadri, Ragıp, Bedri, Ömer, Alaeddin ve Sabih ağır ağır sahaya çıkıyorlar.

Ancak kale sahasına gitmeyen Fenerbahçeli futbolcular " biz bu oyunda yokuz" dercesine oyun alanının bir köşesinde duruyorlar.

Hakem ,seyirciler ve Galatasaraylı futbolcular şaşkın.

Haçopulo ısrarla penaltının kullanılmasını istiyor.

Galatasaraylı Mithat topun başına geçip boş kaleye penaltıyı kullanıyor ve gol.

Fenerbahçeli futbolcular tebessümle boş kaleye atılan golü alkışlıyorlar.

Maç 3-2 bitiyor.

Halk isyan edip sahaya iniyor, parasını geri almak için gişelere hücum edenler var.
Hakem stadın bodrum katına gizlenip ancak gece yarısı çıkabiliyor.
Saha içindeki itfaiye araçları halkı tazyikli su sıkarak uzaklaştırmaya çalışıyor.

***

O sezon İstanbul ligini finalde Galatasaray'ı yenen Beşiktaş kazanıyor...

Fenerbahçe bir sonraki sezon İstanbul ligine katılmama ve milli takımlara oyuncu göndermeme kararı alıyor. Fenerbahçe'nin katılmadığı sezonu Galatasaray kazanıyor.

Hakem Haçopulo Yunanistan'a göç ediyor.

Rüştü Dağlaroğlu'nun Fenerbahçe Tarihi kitabındaki bu maç için yazısı şu çok çok anlamlı paragraf ile başlıyor:


1924 yılı şampiyonasının aşağıda görülecek safahatı burada nakledilirken güdülen gaye yalnız İstanbul futbol birinciliklerinin bir faslını hikaye etmek değildir.Fakat aynı zamanda ve bilhassa,çok sevilen Fenerbahçe'nin gıpta veya hasetten doğacak bu kabil suikastlara her zaman hedef olması ihtimalinin mevcudiyeti karşısında, müstakbel idareceleri uyanık ve tedbirli bulunmağa davettir. Fenerbahçe kulübü hiç bir davasını masa başına nakle mahal bırakmamalı,işini kuvvet ve azimle sahada halletmelidir.


2 yorum:

AngeLady dedi ki...

Çok ilginç bir hikayeymiş, aradan yıllar geçse bile bitmeyen Fenerbahçe düşmanlığı, kumpaslar... Sonrasında da en büyük-müş gibi yapmalar... Bunu okuyunca bir kez daha 'iyi ki Fenerbahçeliyim' dedim.

Adsız dedi ki...

galatasarayliyim ama hakikaten sacmaymis. fenerbahceye hak vermek lazim.